|
Kendinizi Ders Çalışmaya Nasıl Konsantre Edebilirsiniz...
DERS ÇALIŞMAYA BAŞLARKEN:
Günümüzde, başarıya giden yolda “çok çalışmak” yerini “etkili çalışma”ya
bırakmıştır. “Etkili çalışmak”; zamanı; belirlenmiş amaçlar ve saptanmış
öncelikler doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Bunu
becerebilenler için dinlenmeye, eğlenmeye, hobilere daima yer vardır. Ders çalışmaya başlamanızı engelleyecek veya geciktirecek bahaneleriniz
varsa, bunlardan uzaklaşmalısınız. Verimli, etkili çalışabilmek için kendinize ait bir sebebiniz muhakkak
olmalı, aksi taktirde çalışmaya başlamanız güçleşir. Siz de aşağıdaki durumları sıkça yaşayan nice öğrenciden biriyseniz eminiz
sizin de ders çalışma planlarınız sürekli bozulmaktadır.
- Amaçlarınız net değildir.
- Bilgi eksikleriniz devam ediyordur.
- Özel durumlarınızla uğraşmak daha fazla vaktinizi alıyordur.
- Düzenli ve disiplinli ders çalışma alışkanlığınız yoktur.
- Çalışmaya karşı isteğiniz yoktur ve çalışmaya başlamayı sürekli
erteliyorsunuzdur.
Bu noktada, amacını açık ve net bir şekilde tanımlayan öğrenci buna
inanmalı, buna uygun programları düzenleyebilmelidir. Derse başlamak ve bitirmek için belirli bir zaman yoktur; çalışma
plânınızı, o günün derslerine, koşullarına ve ihtiyaçlarınıza göre
arttırabilir veya azaltabilirsiniz. Çalışma sürelerinin uzunluğu derslerin özelliklerine göre düzenlenmeli,
aradaki dinlenmeler, ne çok uzun ne de çok kısa olmalıdır. Plan, ani olarak ortaya çıkabilecek durumlarda, çalışmanın değişik
saatlere kaydırılmasına olanak verebilecek şekilde yapılmalıdır. Hangi dersin hangi konusunda nasıl bir çalışma yöntemi izleyeceğinizi
açıkça belirleyin, öğrenmek için konu çalışmaya mı, konudaki bilgilerinizi
hatırlamak için tekrar yapmaya mı ya da pekiştirmek ve hız kazanmak için
test çözmeye mi ihtiyacınız var? Bunu önceden planlayarak çalışma
masanızın başına geçin.
BAŞARIYA GİDEN YOLDA! Öğrencinin çalışmak için kendisine ait bir sebebi yoksa verimli çalışması,
dolayısıyla başarılı olması mümkün değildir. Başarılı olabilmek için amaçlarınızı net bir şekilde belirleyip
tanımlayın. Amaçlar; motivasyon için temel oluşturur ve davranışı belirler.
Ancak birinci derecede önemli birden fazla amacı bir arada gerçekleştirmek
mümkün değildir, bu yüzden amaçların önem sırasına konması önemlidir. Amacını belirleyin kişi, buna ulaşacağına inanarak çalışmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, amaçların gerçekleşebilir olması için kişi;
güçlerinin, niteliklerinin ve yeteneklerinin sınırını bilmeli, sahip
olduğu imkânlardan haberdar olmalıdır. Başarılı kişilerin önlerinde hedefleri, amaçları vardır, bu yüzdendir ki;
bu kişiler, hayıflanmak veya koşullardan şikâyet etmek yerine, önlerindeki
problemi nasıl çözebilecekleri üzerinde yoğunlaşırlar. Amaçlarınızı önem sırasına göre ayırmakta zorluk çekiyorsanız,
gerçekleştirme zamanına göre üçe ayırabilirsiniz. “Uzun Vadeli”
amaçlarınızı hayat amaçlarınız, “Orta Vadeli” amaçlarınızı bir yılda
gerçekleştirmek istedikleriniz, “Yakın Vadeli” amaçlarınızı da günlük veya
haftalık olarak belirleyeceğiniz, orta ve uzun vadeli amaçlarınızı
gerçekleştirmenizi sağlayacak etkinliklere göre planlamalısınız. Çalışma amacınızı belirledikten ve bunun için karar verdikten sonra,
önemli olacak diğer bir etken ders çalışırken konu üzerinde “DİKKATİ
TOPLAYABİLMEKTİR”.
* Konsantrasyon olmadan öğrenme sağlanamaz. * Konsantrasyonun sağlanabilmesi, zihinsel bir çaba gerektirir.
Öğrencinin dikkatini konu üzerinde toplamadan ders çalışmada direnmesi,
boşuna zaman yitirmekten başka birşey değildir. Dikkat alıştırmalarla
kazanılan ve geliştirilebilen bir alışkanlıktır yani doğuştan değildir.
Dikkatinizi toplayabilmek için: * Çalışma amacınızı saptayın,
* Çalışma için karar verin, * Çalışacağınız konuyu merak duyabileceğiniz ilginizi çekebilecek bir
forma dönüştürün, * Fiziksel çevreyi düzenleyin, * Planlı ve sistemli ders çalışın,
* Çalışmada çeşitlilik sağlayın, * Kendinize güvenin ve olumlu düşünün.
Dikkati toplayabilmek için unutulmaması gereken bir başka noktada,
çalışmaya geçmeden önce vücut ve zihnin yeterince dinlenmiş olması
gerektiğidir.
KENDİNİZİ DERS ÇALIŞMAYA NASIL KONSANTRE EDEBİLİRSİNİZ?
Kendisini motive etmekte güçlük çeken öğrenciler, genellikle ders
dinlemeye, derse katılmaya ve ders çalışmaya konsantre olmakta da güçlük
çekerler. Bu durumda öncelikle motivasyon problemi üzerinde
çalışılmalıdır. Motivasyon eksikliğinin nedenleri araştırılmalıdır. Temel ve üst düzey ihtiyaçlar gözden geçirilmeli ve motivasyon
eksikliğinin bu temel ihtiyaçlarla bir ilişkisinin olup olmadığı ortaya
çıkarılmalıdır. Eğer motivasyon eksikliği, temel fiziksel ve ruhsal
ihtiyaçların (açlık, susuzluk, barınmak, güvenlik, huzurlu bir ortam...
vb.) eksikliğinden kaynaklanıyorsa, öncelikle bu ihtiyaçların yeterli
düzeyde karşılanması yoluna gidilmelidir. Eğer üst düzey ihtiyaçların
(sevilmek, beğenilmek, kendini gerçekleştirmek, estetik ve sanatsal
etkinlikler... vb.) eksikliği konusunda bir sıkıntı varsa yine bu
ihtiyaçların sistemli ve adım adım karşılanması gerekir. Çünkü bunlar
motivasyon için önemli bir itici güçtür. İhtiyaçlardan sonra üzerinde durulması gereken diğer bir nokta öğrencinin
öğrenmeye karşı tutumudur. Bazen öğrenciler yeterli motivasyonları olmakla birlikte derslere
konsantre olamadıklarını söylerler. Bu durumda konsantrasyon güçlüğüne yol
açan nedenler belirlenmeli ve bunların çözümüne yönelik önlemler
alınmalıdır. Konsantrasyon bozukluğuna çeşitli içsel ve dışsal etkenler yol açabilir.
Dışsal etkenler çoğunlukla çevresel ortamın uygun olmamasından
kaynaklanır. İçsel etkenler ise kişinin duygusal sosyal ve fiziksel durumu
ile ilgilidir. Neden ne olursa olsun konsantrasyon bozukluğu ya da eksikliği konusunda
alınabilecek önlemler vardır. Bu önlemler her kişi ve durum için geçerli
olmayabilir. Ancak öğrenci kendi özelliklerini ve konsantrasyon
eksikliğine yol açan nedenleri göz önüne alarak aşağıda sunulan
önerilerden yararlanabilir.
KONSANTRASYONU ARTTIRMAK İÇİN ÖNERİLER :
* Ders çalışmaya başlamadan önce kısa bir süre dinlenin. * Ders çalışırken kısa süreli aralar verin. Yaklaşık olarak 1 saat
(dikkatinizi sürdürebilme gücünüze göre) ders çalıştıktan sonra çalışmaya devam etmeniz gerekiyorsa 10 – 15
dakika ara verin ve ders dışında birşeyler yapın. * Dikkat toplama egzersizleri yapın. Ders çalışırken belirli bir ara verme
noktasına geldiğiniz zaman, ayağa kalkıp birkaç adım odanın içinde
yürüyün, odanızın camını açıp odanızı havalandırın, gerinin ve birkaç
derin nefes alın. Bu egzersizlerden sonra ders çalışmaya hemen geri dönün.
* Çalışmanızda çeşitliliğe yer verin. Uzun saatler boyu tek bir etkinlik
ya da ders üzerinde çalışmak yerine, bu zamanı bloklar halinde değişik
derslere ve konulara ayırın. * Varsa derse karşı olumsuz tutumun nedenlerini araştırın ve bu tutumu
değiştirin. * Önce kısa bir süre içinde bitirilebilecek olan ödevleri bitirmeye gayret
edin. * Çalıştığınız konu ile ilgili ilginç ve değişik örnekler bularak konuyu
ilginizi çekecek bir forma dönüştürün. * İyi bir çalışma ortamı oluşturun. Dikkatinizi dağıtan nesneleri
odanızdan çıkarın ya da ders çalışırken göremeyeceğiniz bir bölüme alın.
Her çalışma öncesi bir konuyu bitirmeyi hedefleyin ve o hedefe ulaşmaya
çalışın. AKTİF OKUMA BECERİLERİNİ NASIL KAZANABİLİRSİNİZ?
Birçok öğrenci, bir metni birkaç defa okuduğu halde anlamadığından şikayet
eder. Bu öğrenciler, genellikle metindeki kimi sözcükleri gözleriyle takip
ederek okuduklarında, kendiliğinden bir anlam oluşacağını düşünürler. Bu
tür okuyuculara “pasif okuyucu” denir. Anlamlı okuma, zihnin sürekli ve aktif olarak bu sürece katılmasını
gerektirir. Dinlemede olduğu gibi, sadece duymak anlamayı garanti etmez.
Hem okuma hem de dinleme sürecinde zihin daima aktif olmak zorundadır.
Okumak karmaşık bir süreçtir ve okurken amaç yazılı sembollere anlam
vermektir. Yazılı sembollere anlam verebilmek için bazı önkoşullar bulunmaktadır.
Bunlardan ilki, metinde geçen sözcüklerin anlamlarını bilmektir. Eğer
okunan bir metinde anlamını bilmediğimiz çok fazla kelime varsa o metni
anlamamız güçleşir. Anlamı bilinmeyen kelimeler için öncelikle sözlüğe
bakmak herkes için bilinen bir yoldur. Ancak sık sık sözlüğe bakmak okuma
hızını yavaşlatır ve okumayı zevksiz hale getirir. Bilinmeyen bir
kelimeyi, geçtiği cümle içinde değerlendirerek anlamını tahmin etmek
mümkündür. Diğer bir yol ise, kelimenin yapısal analizini yapmaktır.
Dilimizde aynı kökten türetilmiş bir çok kelime vardır. Anlamı bilinmeyen
kelimenin kökü bulunduğunda, ön ve son eklerin ve kelimenin geçtiği cümle
ya da paragrafın anlamı da dikkate alınarak o kelimeden bir anlam çıkarmak
çoğu zaman mümkündür. Yazılı sembollere anlam verirken dikkate alınması gereken diğer bir yol
ise, bir çok faktörden etkilenen anlama sürecidir. Bu süreç okuyucunun
geçmiş deneyimlerinden, dili kullanma yeteneğinden, bilinmeyen kelimeleri
anlamlandırma yeteneğinden ve okuma amacından etkilenir. Gerçekte okuma süreci şöyle işler:
Yazılı bir metindeki sembolleri gözlerimiz aracılığıyla algılarız.
Bu semboller doğrudan beynimize gider. Bu arada uzun süreli hafızamız
devreye girerek beyne gelen bu yeni kelimelerin anlamlarını tarar. Eğer
uzun süreli hafızada bu kelimelerin anlamları varsa, bu anlamlar
çerçevesinde okunan sembollere anlamlar verilir. Bunun için okuma
sürecinde geçmiş bilgi ve deneyimlerin çok büyük önemi vardır. Yeni öğrenilenlerin daha önce öğrenilen bilgilerle benzer ve farklı olan
yönleri tartışılabilir. Yanısıra neden – sonuç ilişkileri üzerinde
durularak yeni öğrenilen bilgilerin anlamlı hale getirilmesi mümkün
olabilir.
ÖĞRENDİKLERİNİZİ BEYNİNİZDE NASIL SAKLAYABİLİRSİNİZ? Çalıştığınız bilgilerin, uzun süreli hafızanıza kaydedilmesi için mutlaka
tekrar yapmanız gerekir. Sistemli tekrarın en önemli özelliği öğrenme, düşünme ve hatırlama
konusundaki birikim sağlayıcı etkisidir. Sistemli tekrar yapmak öğrenmenin düşmanı olan unutmayı azaltır.
Zamandan kazanmak için her şeyin tekrarlanması yerine konunun gerekli olan
kısımları tekrarlanmalıdır. Bunun için dershanede derslerinize düzenli olarak devam edip,
öğretmenlerinizin üzerinde çokça durdukları konuları sistemli olarak
tekrar ediniz. Bu öğrendiklerinizin kalıcı olabilmesi açısından önemli olacaktır. Bunu
daha da kolaylaştırabilmek için kendinize bir plan ve sistem
çıkartabilirsiniz. Hangi günler hangi konuların çalışılacağı,
tekrarlanacağı veya test çözüleceği belirlenebilir. Planınızı o günkü veya ertesi günkü derslerinize veya sınavlarınıza
özellikle ölçme ve ÖSS deneme sınavlarınıza göre ayarlayabilirsiniz. Konuları tekrar ederken bilgilerin arasında anlamlı bağlar kurabilir,
konunun ilginç yönlerini araştırabilir, konu üzerinden semboller
çıkartarak kodlayabilir veya gözünüzde canlandırabilirsiniz. Konular
arasında mantıksal çıkarımlarda bulunarak veya neden - sonuç ilişkileri
kurarak çalıştıklarınızın daha kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz
|